BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home » Anti-Imperialist Front » DECLARATIONS » Türkiye (TR) » Açıklamalar » Halk Cephesi Uluslararası ilişkiler Komitesi, Açıklama: 01, Tarih: 23 Ağustos 2012

Halk Cephesi Uluslararası ilişkiler Komitesi, Açıklama: 01, Tarih: 23 Ağustos 2012

HC-uluslarasi-logo

SURİYE’DE MUHALİFLERİN DİRENİŞİ DEĞİL

EMPERYALİST MÜDAHALE VARDIR.

EMPERYALİST MÜDAHALENİN DELİLLERİ HER GEÇEN GÜN DAHA FAZLA ORTAYA ÇIKMAKTADIR.

          Yaklaşık 2 yıldır Suriye’de Suriye halkına yönelik terör uygulanmaktadır. Burjuva medyada, basında, televizyonlarda izlediğimiz haberlere bakılırsa Esad yönetimi halka baskı ve terör uygulamakta ve halkta daha fazla dayanamayıp ayaklanmaktadır. Haklarını isteyen halka da Esad’ın ordusu ağır silahlarla saldırmakta, katliamlar yapmakta, kadın-erkek-çocuk halkı katletmektedir. Esad bir diktatördür, Yönetimden gitmelidir!

Her zaman dediğimiz gibi emperyalizm değişmemiştir ve gerçeğin gücünün üzerini örtmek mümkün değildir. Nitekim bizzat burjuva basında bile artık bazı gerçekler itiraf edilir hale gelmiştir. Kuşkusuz halen gerçekleri itiraf etmemektedirler, halen birçok şeyi gizlemektedirler. Ama ortaya çıkan ve açıklamak ve kabul etmek zorunda kaldıkları gerçekler bile yukarıda belirttiğimiz yalanları tuzla buz etmiştir.

Emperyalizm bu saldırısında tüm olanaklarını kullanmaktadır. Nerede ise tüm dünya medyası, basını, televizyonları yalan haber kuyruğundadır. Yalan söylemekteki deneyimlerini de daha önceki saldırılarından biliyoruz. Irak’ta Saddam’ın diktatör olduğunu keşfettiler, Libya’da Kaddafi’nin diktatör olduğunu keşfettiler. Şimdi de Esad’ın diktatör olduğunu söylüyorlar. Ama Irak’a saldırılarının esas nedeninin Irak’ın petrol kaynakları olduğunu bizzat işgalciler söylüyor. Libya’ya saldırı başlamadan işbirlikçilerin Fransa ile petrolün paylaşılmasına ilişkin anlaşma yaptığı ortaya çıktı. Suriye’de de Irak işgalinde çekilen görüntüler kullanarak Esad’ın diktatörlüğünü kanıtlamaya çalışıyorlar. Ama başaramadılar. Suriye halkı direniyor, emperyalist işgalcilere ve işbirlikçilerine karşı savaşıyor ve vatanını koruyor.

2 hafta ülkemize gelen Amerika Dışişleri Bakanı Clinton Suriye’de yaşananların ne olduğunu açıkça itiraf etti; Suriye’de Esad sonrasını planlıyoruz… Yani Esad’a karşı savaşanlar muhalifler değil Amerika ve işbirlikçileridir. Savaşı onlar vermekte, onlar yönetmektedir. Muhalif denilenler ise onların paralı askerleridir. Bu nedenledir ki Suriye’nin nasıl yönetileceğinin planlamasını muhalifler değil emperyalizm yapmaktadır. Emperyalizm saldırısını yaparken bu kadar pervasız ve meşru hareket etmektedir. Artık emperyalizmin denetimindeki medyada bile emperyalizmin saldırıları yazılmaya başlanmıştır.

–       Almanlar casus gemileriyle elde ettikleri istihbaratı işbirlikçilere vermektedir.

–       İngiltere Kıbrıs’taki üslerinden elde ettiği casusluk bilgilerini muhaliflere vermektedir.

–       Adana’da ve Hatay’da bulunan CİA ajanları hangi işbirlikçilerin silahlandırılacağına karar vermektedir.

–       Hatay’daki ve Adana’daki kamplarda işbirlikçiler eğitilmekte, silahlandırılmakta ve Suriye’ye eyleme gönderilmektedir.

–       İşbirlikçiler emperyalistler tarafından silahlandırılmaktadır.

–       Muhalif denilen işbirlikçi çapulcular aslında Katar, Suudi Arabistan ve Libya’dan gelen paralı askerlerdir. Bu paralı askerlerden biri utanmadan Suriye’ye yönelik saldırı başladığından beri gelirinin arttığını söylemektedir.

–       Emperyalist kurumlar ve emperyalizmin denetimindeki kurumlar Suriye yönetiminin, ordusunun, halkının tecrit edilmesi görevini yerine getirmektedir.

–       Emperyalist medya Suriye’deki halka yönelik saldırıların üzerini yalan haberlerle örtmeye çalışmaktadır. İşbirlikçiler tarafından yapılan halka yönelik katliamlar Suriye Ordusu yapmış gibi gösterilmeye çalışılmıştır.

Artık mızrak çuvala sığmamaktadır. Yalanların ömrü iyice kısalmıştır. Çünkü emperyalist medyanın yalanları bilinmektedir. Dünya halklarının kanını döken Amerika demokrasi koruyucusu ilan edilmiştir. Bugüne kadar dünya halklarından yaklaşık 250 milyon insanın kanının dökülmesinin baş sorumlusu Amerika özgürlük getirici ilan edilmiştir. Bağımsızlık, özgürlük, demokrasi Amerika’dan beklenir olmuştur. Oysa Amerika öncelikle kendi işlediği suçların hesabını vermelidir. Amerika kimseye diktatör diyemez. Dünya halklarına düşman olan, halkların kanını emen kendisidir. Maalesef ülkemizde ve dünyada kendisini sol, demokrat, sosyalist, aydın ilan eden kimi örgüt, devlet ve kişiler bu konuda Amerika’ya destek olmuştur. Ve esas olarak da bu nedenle Amerika’nın yaptığı katliamların sorumluluğunu üstlenmişlerdir.

Dünyada değişen hiçbir şey yoktur. Emperyalizm değişmemiştir. Sosyalizm değişmemiştir. Halkların mücadelesi ve emperyalizmin katliamları değişmemiştir. Amerikan emperyalizmi, Avrupa Birliği emperyalizmi üzerine düşeni yapmaktadır. Burada asıl olarak sorgulanması gereken soldur. Sol niçin emperyalizmin saldırılarına destek olur konuma düşmektedir? Niye emperyalizme cepheden tavır almaktan çekinmektedir? Ne Sam, Ne Saddam tavırsızlığının emperyalizmi güçlendirdiğini görmüyorlar mı? Artık Irak’ı işgal edenler bile asıl niyetlerinin petrol yataklarına el koymak olduğunu itiraf ederken sol bu tavırsızlığını nasıl açıklayacaktır? Artık emperyalistler ve işbirlikçileri saldırılarını aleni yapmaktadır. Suriyeli işbirlikçi bir kadın Adana’da eğitim aldığını gazetelere anlatmaktadır. Suriye sınırında karakol basıp Suriye askerlerini katleden katiller sürüsü üzerinde “Allah Korusun” yazan bir jiple eyleme gitmektedir ve bu görüntüler gazetelerde yayınlanmaktadır. İşbirlikçilere telsizlerin Türkiye’den gönderildiği televizyonda canlı yayında anlatılmaktadır. Ne oluyor? Hani Türkiye Suriye ile dosttu? Hani Türkiye Suriye’ye yönelik saldırılarda yer almamakta idi? Aksine Türkiye Amerikan emperyalizminin kendisine verdiği saldırı görevini canla başla yerine getirmeye çalışmaktadır. Suriye topraklarında düşürülen uçağı hatırlayın; Önce uçağın Suriye topraklarında Suriye tarafından düşürüldüğü söylendi, ardından söylem değişti uçağın uluslar arası sularda Suriye tarafından düşürüldüğü iddia edildi. Uçak enkazı çıkartıldıktan sonra da uçağın düşürülmediği söylendi. Peki, ne oldu? Niye söylemler bu kadar kolay ve hızlı değişti? Oysa Suriye’nin söylemi hiç değişmedi; Uçak Suriye toprakları üzerinde alçaktan uçuyordu, uçaksavar ateşiyle düşürdük dediler.

Sadece şunu sorgulamak bile bizi gerçeğe götürür; ne oldu da son iki yıldır Esad’ın diktatör olduğu keşfedildi. Niye daha önce Esad diktatör değildi. Yoksa birileri düğmeye bastı ve yalan haber furyası mı başladı? Elbette böyle oldu ve yalan haberlerle halk kandırılmaya çalışılıyor.

Suriye emperyalizmin tüm dünyayı kendisine boyun eğdirme politikası gereği saldırı altındadır. Suriye emperyalizme boyun eğmemektedir. Dünya halkları için kötü bir örnektir ve bu nedenle işgal edilmek istenmektedir.

–       Suriye’de emperyalizmin tek bir üssü, askeri yoktur. Bizim ülkemizin nerede ise her tarafı Amerikan üsleriyle doldurulmuşken Suriye’de tek bir Amerikan askeri yoktur.

–       Suriye’nin emperyalizme tek bir kuruş borcu bulunmamaktadır.

–       Suriye’de petrol halkın malıdır. Emperyalizmin sömürüsüne açılmamıştır.

–       Suriye’de eğitim ve sağlık halk için bedavadır. Halkın her kesimi tam bir fırsat eşitliği içinde eğitim ve sağlık haklarını kullanabilmektedir.

–       Suriye’de emperyalist tekeller yoktur. Emperyalist şirketler Suriye’de iş yapamaz.

–       Suriye laik bir ülkedir. Başbakan Erdoğan’ın yalanlarının aksine Suriye’de değişik inançlardan insanlar birlikte ve kardeşçe yaşamaktadır. İnsanların birbirlerinin dini inançlarını sorgulaması yasaktır. Dini ibadet merkezlerini her din için devlet açmaktadır.

–       Suriye’de kısmi halk örgütlenmeleri bulunmakta ve bu halk örgütlenmeleri kendileriyle ilgili kararları kendileri almakta, kendi geleceklerine kendileri karar vermektedir.

–       Suriye’de gelir uçurumu bulunmamaktadır. Lüks villalar, gökdelenler gibi zenginlik belirtileri yoktur. Lüks araçları sokakta görmek olanaklı değildir. Suriye’de yoksulluk paylaşılmakta ama asla açlık yaşanmamaktadır.

–        

                Kuşkusuz emperyalizm Suriye’ye saldırı gerekçelerini yukarıda belirttiğimiz gibi açıkça itiraf etmeyecektir. En azından şimdilik etmeyecektir. Bunun yerine yalanlar söylemesi gerekmektedir; Esad diktatör, halkına zulmediyor!

            Suriye yönetimi, halkı barış istediğini açıkça ortaya koymuştur. BM tarafından hazırlanan ve adına da Annan Planı denilen programa sadık kalmıştır. BM gözlemcilerini ülkesine kabul etmiş, denetlemeler yapmasına izin vermiştir. Tam da bu dönemde işbirlikçilerin saldırıları artmış ve her yerde bombalar patlamaya başlamıştır. Buna rağmen ve biraz da utangaçça hem işbirlikçilere hem de Suriye yönetimine saldırıları durdurma çağrısı yapılmıştır. Neden? Saldırıları yapanların işbirlikçiler olduğu bilinmemekte midir? İşbirlikçiler emperyalizm tarafından sonsuz bir şekilde desteklenmiş, katliamlar yapması için önü açılmıştır. Amerika ve AB’nin Suriye’deki yaşananlara çözüm bulma niyeti yoktur. Esas dertleri Suriye’yi işgal etmektir. Bunun için de işbirlikçilerin katliamlarını görmezden gelmektedirler.

            Aylarca muhalif denilen işbirlikçilerin propagandası yapıldı. Demokratik gösteriler yaptıkları, barışçıl gösteriler yaptıkları v.s. söylendi. Ama elimizde artık burjuva medyanın bile gizleyemediği, vermek zorunda kaldığı görüntüler var:

İşbirlikçiler Suriye askerlerini apartmanın çatısından aşağıya atıyor!

            İşbirlikçiler yakaladıkları Suriye askerinin kafasını kesiyor!

İşte sizin demokratlarınız. Oysa gerçekte siz de bu katiller sürüsünü ve işledikleri suçları iyi biliyorsunuz. Bizim elimizde o yayınlananların çok daha fazlası var ama bunu yayınlamıyorsunuz? Neden? Bu görüntülerin gerçek olmadığını mı iddia ediyorsunuz? Gelin birlikte araştıralım. Bugüne kadar işbirlikçiler tarafından kaç kişi katledildi? Neden katledildi? İnsanlar dini inançları nedeniyle katledildiler. Hıristiyanlar, Museviler, Aleviler sadece bu nedenle katledildiler. Çocuklar, kadınlar bombalarla parçalandı. Yakaladıkları insanlara akıl almaz işkenceler yaptılar. Karınlar deşildi, kafalar kesildi, gözler oyuldu, beyinler dağıtıldı. Bütün bunların görüntüleri elimizde. Yayınlayın!

Ama emperyalist medya bunları yayınlamaz. Onlar sahibinin sesidir ve onlar için basın özgürlüğü diye bir şey yoktur. Onlar yalan haberlerle bir yandan Suriye’de yaşanan katliamların üzerini örtmeye çalışırken diğer yandan Suriye halkını tecrit etmeye çalışıyorlar.

UYARIYORUZ:

            Yalan söylemekten, yalan haberler yapmaktan vazgeçin. Elinize halkların kanı bulaşmasın. Yapılan yalan haberlerle Irak’ta 1 milyon 800 bin kişi katledildi. Şimdi aynı şey Suriye’de yapılmaya çalışılıyor. Ortak olmayın!

Suriye halkı direniyor. Vatansever Suriye halkı hem kendi vatanı hem diğer ülke halkları için direniyor. Biliyoruz ki Suriye son değil. Sırada başka ülkeler var. İran var; Kuzey Kore var, Küba var, Venezüella var, emperyalizme boyun eğmeyen örgütler var. Bu nedenle Suriye halkının direnişi hepimizindir. Suriye halkı bizim için de şehit düşmektedir. Tüm olanaklarımızla onların yanında olmalıyız. Nasıl ki emperyalizm tüm olanaklarıyla saldırıyorsa biz de her araç ve yöntemle emperyalist saldırının karşısına dikilmeli ve Suriye halkına tüm desteğimizi sunmalıyız.

TARİHİN YASASI AÇIKTIR, DİRENMEYEN ÇÜRÜR – SON SÖZÜ DİRENENLER SÖYLER.

23 Ağustos 2012

 

BG



Check Also

Venezuela’da Yapılan Seçimler de Gösterdi ki Devrim Asla Seçimlerle Gelmeyecek!

Açıklama: Halk Cephesi – Uluslarası  İlişkiler Komitesi   Venezuela’da Yapılan Seçimler de Gösterdi ki Devrim ...