BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home » Anti-Imperialist Front » DECLARATIONS » Türkiye (TR) » Açıklamalar » DHKC, Açıklama: 418, Tarih: 30 Eylül 2013

DHKC, Açıklama: 418, Tarih: 30 Eylül 2013

dhkc-logo

Tarih: 30 E ylül 2013,  Açıklama: 418

Muharrem Karataş’ın İnfaz Emrini Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Vermiştir!

Burjuva Demokrasisi, Burjuva Hukuku Varsa Kendi Yasalarınıza Uyun!

ADALET İSTİYORUZ! KENDİ ADALETİNİZE UYMAZSANIZ HALKIN ADALETİNE HESAP VERİRSİNİZ!

20 Eylül 2013 tarihinde iki Cephe savaşçısının Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ek Hizmet binasına yaptığı roketli saldırı sonrasında eylem yerinden uzaklaşan savaşçılarımız Muharrem Karataş ve Serdar Polat’ın, 5 bin polisin köpeklerle, helikopterlerle düzenlediği operasyonda yerleri tespit edilmiştir.

AKP’nin polisleri savaşçılarımızı sağ yakalamak olanaklarına sahipken bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla savaşçımız Muharrem Karataş vücudunun ölümcül noktalarına aldığı kurşunların dışında doğrudan kafasına ateş edilerek katledilmiştir. Serdar Polat ise yine ölümcül bölgelere aldığı kurşunlarla ağır yaralanmıştır.

SAVAŞÇILARIMIZDAN MUHARREM KARATAŞ’IN KATLEDİLMESİ EMRİ BİZZAT BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN TARAFINDAN VERİLMİŞTİR.

Eğer bu devlet “hukuk devleti” diyorsanız, bu devlet “kanun devleti, yasaları var” diyorsanız, hukukun gereğini yapmak zorundasınız. Kendi koyduğunuz yasalara uymak zorundasınız.

Şu sözler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a aittir.

Şöyle diyor Erdoğan: Bu tür şeylere tevessül edenler cevabını alacak, eğer almıyorsa bu bir aczin ifadesidir”

Cevabı, Muharrem Karataş’ın katledilmesidir. Polisler, bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ile katledilmiştir. Erdoğan’ın talimatıyla Muharrem Karataş katledilerek devletin “acz” içinde olmadığını göstermişlerdir.

Hani bu devlet “hukuk devleti’ydi? Hani “kanun devleti”ydi… “devletin yasaları var”dı?

Sizin yasalarınız Başbakan’a öldürme talimatı verme hakkı mı tanıyor?

İki Cephe savaşçısı bu düzenin yasalarına göre “suç” işlemişlerse devletin yasalarına göre polisin yapması gereken onları sağ olarak yakalayıp yargılanmak üzere mahkemeye sevk etmektir. Ama öyle yapmamıştır. Savaşçılarımız üzerinden çıkan kurşunların hepsi de ölümcül noktalara isabet etmiş ve Muharrem Karataş’ın doğrudan başına ateş edilmiştir.

Polisin savaşçılarımızı sağ yakalamak gibi bir çabası hiç olmamıştır.

ÇÜNKÜ;

DEVLETİN ACZ İÇİNDE OLMADIĞINI GÖSTERMEK İÇİN BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN TARAFINDAN KATLETME TALİMATI VERİLMİŞTİR!

Başbakan Erdoğan, istediği zaman istediği kişileri katletme talimatı vermeyi GÖREV edinmiştir.

Diyarbakır’da “kadın da olsa, çocuk da olsa icabına bakılacaktır”dan Roboski katliamına, Engin Çeber’in işkenceyle katledilmesinden Hasan Selim Gönen’e, 1 Mayıs 2013’te insanlarımızın gaz fişekleriyle beyinlerinin asfalta akıtılmasından Haziran Ayaklanması’nda 6 kişinin katledilmesine, 12 kişinin gözlerinin çıkartılmasına, Berkin Elvan’ın başından vurularak komaya sokulmasına ve Muharrem Karataş’ın katledilmesine kadar onlarca kişinin katledilmesinin emri bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından verilmiştir…

Bu devlet “hukuk devletidir” diyenler nerdesiniz?

“Eksik aksak da olsa demokrasimiz var” diyenler nerdesiniz?

Hangi hukuku devleti başbakanlara öldürme talimatını verme hakkını tanıyor?

Hangi demokratik ülkenin başbakanlarının böyle bir hakkı var?

Başbakanların ölüm emri verme hakkı yoksa Erdoğan’ın talimatıyla polisin katlettiği onlarca insanımız var.

Bu düzenin yasalarına göre, bu suç değil mi? Hukuken bunun bir karşılığı yok mu?

Erdoğan artık verdiği ölüm talimatlarını da saklama gereği duymuyor. “Talimatı ben verdim” diyor. Erdoğan’ın talimatıyla polis de halkı katlederek “destan” yazıyor.

BU DÜZENİN ‘BAĞIMSIZ’ MAHKEMELERİ YARGISI VARSA, SAVCILARI, HÂKİMLERİ YARGIÇLARI GÖREVLERİNİ YAPMAYA ÇAĞIRIYORUZ!

Halkımız en demokratik haklarını talep ettikleri için, kullandıkları için her türlü faşist teröre maruz kaldıkları gibi mahkemeler tarafından da tutuklanıyor. Halkın yasal, meşru demokratik talepleri suç sayılıyor, tutuklama gerekçesi oluyor, fakat devletin açıkça gerçekleştirdiği katliamlar var.

Nerde adalet? Nerde bu düzenin mahkemeleri? Nerde hâkimler, savcılar, yargıçlar…

Bu ülkenin Başbakan’ı açıkça “talimatı ben verdim” diyor. Bu sıradan bir talimat değil, insanlarımız katlediliyor, sakat bırakılıyor Başbakan’ın talimatlarıyla…

Neden hiçbir işlem yapılmıyor?

Katiller hakkında neden soruşturma açılmıyor.

Azmettiren Başbakan Erdoğan neden yargılanmıyor?

Daha kaç insanımız katledilecek?

KATLİAM EMRİNİ VEREN BAŞBAKAN ERDOĞAN KADAR KATİLLERİ KORUYAN, EN DEMOKRATİK MEŞRU HAKLARINI KULLANDIĞIKLARI İÇİN HALK ÇOCUKLARINI TUTUKLAYAN BU DÜZENİN SAVCILARI, HÂKİMLERİ VE YARGIÇLARI DA SUÇLUDUR!

AKP’nin mahkemeleri faşist düzenin halka karşı savaşında faşist düzeni aklayan, suçların üstünü örten, katil polisleri koruyan bir kurumdur. Bu düzenin mahkemelerinde halk için hiçbir zaman adalet olmamıştır. Bugün AKP iktidarı ile ise mahkemeler tamamen AKP’nin kurumu gibi çalışmaktadır. AKP iktidarını desteklemeyen herkes polisin faşist terörüne maruz kaldığı gibi mahkemeler aracılığıyla da faşist teröre “yasa” kılıf uydurularak halk teslim alınmaya çalışılıyor.

AKP’nin mahkemelerinde adaletin olup olmadığını tartışmıyoruz. Düzenin kendi yasaları da uygulanmıyor. Mahkemeler de polis gibi Başbakan Erdoğan’ın talimatıyla halka karşı pervasızca uygulanan terörün kurumu haline gelmiştir.

BU DÜZENİN MAHKEMELERİ, HÂKİMLERİ, SAVCILARI, YARGIÇLARI GÖREVİNİ YAPMAZSA HALKIN ADALETİ İŞLEYECEKTİR!

Kimse “terör” demagojisi yapmasın! Muharrem Karataş bizzat Erdoğan’ın talimatıyla katledildi. Bekliyoruz mahkemeler ne işlem yapacak?

Halkımız aylardır adalet istiyor. Ayaklanma şehitlerinin aileleri aylardır adalet istiyor. Ethem Sarısülük’ün mahkemesinde bu mahkemelerin adaleti sağlamayacağına tüm Türkiye halkları bir kez daha tanık oldu…

ADALET İSTEMEK HAVA, EKMEK, SU KADAR HALKIMIZIN HAKKIDIR!

14 yaşındaki Berkin Elvan’ı başından vuran polisler hala yargılanmıyor! Berkin Elvan üç buçuk aydır komada yatıyor. AKP’nin devletinde çocuklarımız başından vurulmadan ekmek almaya gidemeyecek mi?

Halkımız gaz bombası yemeden, cop yemeden, gözaltına alınmadan, tutuklanmadan, katledilmeden demokratik, meşru haklarını talep edemeyecek mi?

Katledilmeden adalet isteyemeyecek mi? Faşizmin terörüne maruz kalmadan halkımız maç bile izleyemiyor. AKP faşizmine boyun eğmedikleri için taraftar gruplarına bile “şafak operasyonları” yapılıyor…

FAŞİST DÜZENİN ADALETİ YOK! HALK ÇOCUKLARININ KATLEDİLMESİ EMRİNİ VEREN ERDOĞAN’IN TALİMATLARIYLA ÇALIŞAN MAHKEMELERDE HALK İÇİN ADALET YOKSA HALKIN ADALETİ VAR!

“Eksik, gedik de olsa demokrasi var” diyenler; faşizmin olduğu yerde burjuva demokratik haklar da uygulanamaz. Bunun en somut örneği ülkemizdir. AKP iktidarını desteklemeyen herkes AKP’nin hedefidir. Devletin tüm kurumları AKP iktidarının hizmetindedir. Yasalar, sadece iktidarın çıkarlarını korumak için vardır. Demokrasi sadece iktidardakilerin halka karşı diktatörlüğünü uygulaması için vardır.

AKP meclis oylamasında fire veren kendi milletvekillerini bile “ihanetle” suçlamıştır. İşte size parlamenter demokrasi…

Halkın demokratik, en meşru haklarını kullanması bile suç sayılırken Başbakan Erdoğan’ın adam öldürme talimatı vermesi ve insanlarımızın katledilmesi suç sayılmamaktadır.

Bu ülkeden DEMOKRASİ iktidarı elinde bulunduranlar için sınırsız ÖZGÜRLÜK, halkı için FAŞİST DİKTATÖRLÜKTÜR! Faşizmin olduğu bir ülkede bedel ödemeden, mücadele etmeden, faşizme karşı savaşmadan burjuva demokratik haklar da kullanılamaz.

ONUN İÇİN BU DÜZENDE HALK İÇİN ASLA DEMOKRASİ OLMAYACAĞINI HERKES BİLMELİDİR! BU DÜZENDE “DEMOKRASİNİN GELİŞMESİ” DEMEK HALK İÇİN FAŞİST TERÖRÜN PERVASIZLAŞMASI DEMEKTİR!

FAŞİZMLE YÖNETİLEN BİR ÜLKEDE FAŞİZME KARŞI SAVAŞMAK İNSANLIĞIN ŞAH DAMARIDIR!

CEPHE SAVŞAÇILARI HALKIN ADALETİDİR! İNSANLIĞIN ŞAH DAMARIDIR!

Polis güpegündüz 14-15 yaşındaki çocuklarımızı sorgusuz sualsiz gaz fişekleri ile kafasına nişan alarak katlediyor. İşkence polis karakollarından, işkencehanelerden artık ülkemizin sokaklarına, caddelerine indi. AKP’nin eli sopalı, palalılarıyla insanlarımız sokaklarda işkenceyle katlediliyor. Böyle bir ülkede hangi hukuktan, hangi demokratik yollardan söz edilebilir? Devletin tepesindekiler katliam emrini veriyor, emrindekiler de katlediyor…

Bu ülkeyi yönetenlerin her gün kendi yasalarını ihlal ettiği bir ülkede, devrimcilerin silaha başvurmaktan başka bir yolu yoktur!

DEVRİMCİ HALK KURTULUŞ CEPHESİ BUNUN İÇİN SAVAŞIYOR.

FAŞİZMİN OLDUĞU ÜLKEMİZDE ONUN İÇİN SİLAHLI MÜCADELE TEMELDİR!

FAŞİZM İNSANLIĞIN DÜŞMANIDIR!

Faşizmin iktidar olduğu dünyanın her yerinde insanlığın başına neler getirdiği herkes tarafından bilinmektedir. Sadece ikinci paylaşım savaşında 55 milyon insanın ölümüne neden olmuştur.

Faşizme karşı savaşmak onun için meşrudur.

Demokrasi mi diyorsunuz, insan hakları mı diyorsunuz? Faşizmle savaşmadan demokrasiyi, insan haklarını savunamazsınız…

HALK KURTULUŞ SAVAŞÇILARI HALK İÇİN DEMOKRASİNİN SAVUNUCULARIDIR!

43 yıllık tarihimiz boyunca yaptığımız halka zarar verecek, suçlu-suçsuz ayrımı yapmayan tek bir eylemimiz yoktur. Yaptığımız her eylem daha hiçbir üstlenme yapılmadan eylemin bize ait olduğu dost ve düşmanlarımız tarafından net olarak bilinir. Cephe’nin eylemleri sadece ülkemizde değil, tüm dünyada politik hedef ve muhtevasıyla bilinir.

Son Emniyet Genel Müdürlüğü ve Ek Hizmet binalarına gerçekleştirilen roketli eylemlerimizde can kaybı hedeflenmemiştir. Çünkü hedef üç-beş polis değil, halka karşı savaşın karargâhı olan Emniyet Gelen Müdürlüğü’dür.

Gerçekler böyle iken can kaybı olmamasını büyük bir şans olarak yansıtmak, üçüncü roket ile benzinliğin havaya uçuracaklardı gibi söylemler tamamen yalandır. Eylemimizin, haklı, meşru, politik muhtevasını zayıflatmak içindir. Eylemimizin gücü karşısında polisin, AKP iktidarının aczidir.

Savaşçımız Muharrem Karataş’ın katledilmesi emrini veren Başbakan Erdoğan ve polisler suç işlemişlerdir. Mahkemelerin kendi yasalarını uygulamasını istiyoruz!

AKP’NİN POLİSLERİNİ TEKRAR UYARIYORUZ; İŞKENCE YAPMAK ŞEREFSİZLİKTİR! İŞKENCE YAPMAKTAN VAZGEÇİN!

AKP’NİN KONTRA BASINI PARTİMİZ HAKKINDA POLİSİN DİKTE ETTİRDİĞİ KONTRA HABERLERİ YAPMAKTAN VAZGEÇSİN!

Devrimci savaşımızın haklı ve meşruluğunu karalamak için on yıllardır aynı zırvaları tekrarlıyor. Dinci basın sadece AKP iktidarında değil, öncesinde de, düzene kendilerini kabul ettirmenin yolunu devrimcilere küfretmekte aramışlardır. Bugün AKP iktidarında ise bunu temel görevleri olarak görmektedirler…

Amerikan uşakları; para için din, iman, namus, ahlak… her türlü değerlerini satan işbirlikçiler…

BİZ DEVRİMCİYİZ… Vatanımız için, halkımız için, namusumuz, onurumuz, inançlarımız, değerlerimiz için 43 yıldır tereddütsüz canımızı feda ediyoruz. Bizim hakkımızda tek söz söyleme hakkında sahip değilsiniz…

AKP’nin kontra basını Emniyet Genel Müdürlüğü’nün roketlenmesi eyleminden sonra yine tek bir ağızdan koro halinde polisin dikte ettirdiği yalan haberleri manşetlerine taşıdılar… “Lavrion kampında eğitim görmüşler…”, “Silahlar Suriye’den gelmiş…”, “Eylem talimatı örgüt içindeki hâkimiyetini sağlamak için falanca kişi tarafından verilmiş…”, “Taşeron örgüt”müş…

Onyıllardır devrimci hareket hakkında yaptığınız zırvalardır bunlar… Bu kontra haberlerle kimseyi kandıramazsınız.

Ülkemizin bağımsızlığı, halkımız kurtuluşu için yüzlerce şehit verdik ve şehitlik bizim için en büyük onurdur.

Bizim köklerimiz de, dallarımız da ANADOLU TOPRAKLARINDADIR!

TAŞERON KİMDİR HALKIMIZ ÇOK İYİ BİLİR!

Her konuda anket yaptırmasını çok iyi bilen AKP, Zevzek Hüseyin Çelik ile Göbels Yalçın Akdoğan’ı görevlendirip bir anket yaptırsın.

Halkımıza sorun; ülkemizde kim kimin taşeronudur? Halkımız size cevabı verir….

Sonuç olarak; AKP’nin kontra basınını uyarıyoruz: Bu yaptığınız gazetecilik değil, habercilik değil… Kontrgerillanın sözcülüğünü yapıyorsunuz. AKP’nin katliamına, faşist terörüne meşruluk kazandırıyorsunuz. Bu yaptığınız suçtur, AKP’nin suçlarına ortak oluyorsunuz…

Katil polislerin sözcülüğünü yapmaktan, AKP’nin faşist terörüne meşruluk kazandırmaktan vazgeçin. GAZETECİLİK YAPIN!

KAHROLSUN FAŞİZM, YAŞASIN MÜCADELEMİZ!

MUHARREM KARATAŞ ÖLÜMSUZDUR

YAŞASIN HALKIN ADALETİ!

Devrimci Halk Kurtuluş Cephesi



Check Also

AIF Calls to Protect the Embassy of Venezuela

After the failed amateurish coup attempt in Venezuela, the US government has brought the anti-Bolivarian ...