BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home » Anti-Imperialist Front » Anti Emperyalist Cephe Haber Bülteni №1

Anti Emperyalist Cephe Haber Bülteni №1

Anti Emperyalist Cephe Haber Bülteni

Sayı 1, Kasım 2015

 

Dünya gündeminden seçtiklerimizle yayın hayatına başlarken Merhaba diyoruz.


Rusya Ve ABD Arasındaki Çatışma Tırmanıyor

Türkiye-Suriye sınır bölgesinde Rus savaş uçağı Su-24’in türk jetleri tarafından düşürülmesi Rusya-ABD arasındaki çatışmanın tırmanmasındaki yeni bir dönemin başıdır. Olayın formel gerekçesini tartışmak tamamen anlamsız ve gereksizdir. Rus uçağının Türkiye hava sahasını 20 saniye boyunca ihlal edip etmemiş olması ya da hiç ihlal etmemiş olmasının ne önemi var? Bunun bağımsız bir gözlemci tarafından kanıtlanma imkanı da yok. Görünen o ki saldırının sebebi Suriye’deki savaşa katılan tarafların farklı hedefleridir.

ABD ve Türkiye’nin amacı, Suriye’nin Libya’nın kaderini takip etmesi, bunun için de neye mal olursa olsun ülkesinin bağımsızlığını ve birliğini savunan Esad iktidarının düşürülmesi. Bu yüzden 100’ü aşkın ülkeden onbinlerce kiralık katil eğitip, silahlandırıp Suriye’ye gönderdiler. 4 yıl süren savaşın ardından hükümet askerlerinin geri çekilmesi ve savaşı kaybediyor gibi izlenim yaratıyordu, ama rus hava kuvvetleri güçlerin dengesini hükümet lehine değiştirdi ve ABD’nin planlarını bozdu. Bunun için Rusya’nın eylemleri ABD’de ve bölgedeki işbirlikçilerinde rahatsızlık yarattı. Rusya’ya yönelik ilk tehdidin ABD savunma bakanı Ashton Carter’den gelmesi bir tesadüf değildir. Türkiye’den suçlama ve tehditler ise ancak ondan sonra geldi…

Görünen o ki olayın insiyatifi Rusya’dan gelmiyor, çünkü şaşırmıştı. Onlar NATO uçakları tarafından direk saldırı tehdit olasılığını küçümsedi ve olaydan birkaç gün öncesindeki başbakan Ahmet Davutoğlu’nun tehditlerine de dahil, Türkiye tarafından yöneltilen tehditlere önem vermediler. Rus bombardıman uçakları Türkiye sınırlarının hemen yakınında füzelerden gizlenmeden ve savunmasız uçmaya devam etti. Tehditleri yoksayma tavırlarının bedelini bir bombardıman uçağı Su-24, bir helikopter ve iki askerin – pilot ve deniz subayı- öldürülmesi ile ödediler.

Saldırının ardından ruslar kendi uçaklarının savunması için gerekli tedbirleri aldılar. Suriye’deki askeri üssüne hava savunma sistemi S-400’leri yerleştirdi. S-400 sistemi, uzun ve orta menzilli füzelerle havadaki hedefleri 400 kilometreye kadar vurma kapasitesine sahip bir hava savunma sistemidir.

Türkiye’nin, ABD’nin en azından onay ve bilgisi dışında hareket ettiği ihtimal dışıdır. Olayın ardından Vaşington’dan gelen reaksiyon da bunun kanıdır. Dolayısıyla rus uçağının düşürülmesi bir hata veya yanlış anlaşılma sonucu değildir. Tam tersine, Rusya ile bir NATO ülkesi arasında çatışmaya neden oluşturma amaçlı kasıtlı bir provokasyondur. Ankara ve Moskova arasındaki sözlü savaş ve karşılıklı suçlama ve tehditler devam ediyor anlaşılır bir biçimde devam ediyor…

Moskova’nın yönelttiği ekonomik yaptırımlar tehditleri ise büyük ölçüde anlamsız ve ters tepecek durumdalar. Türkiye, Rusya ile ticaret yapmadan da, hatta rus doğalgazı olmadan da ayakta kalır. Ve böyle bir yaptırımın etkisi sıradan halkı etkileyecek ve hükümetin propagandası dışında da bir işe yaramayacak.

 

Ukrayna kahramanları

Ukrayna milyoneri Genadiy Balaşov internet ortamında bir imza kampanyası başlatmış, Rus savaş uçağı Su-24’ü düşüren Türk pilotlarına ödül verilmesini öneriyor. Ukrayna cumhurbaşkanı Poroşenko’nun Türk pilotlarına “Ukrayna’nın kahramanı” ünvanının vermesini öneriyor. Balaşov, Ukraynalıları dilekçeyi imzalayarak cumhurbaşkanına göndermeleri için çağrıda bulundu.

Balaşov çağrısının nedenini şöyle açıkladı: “Bu adamlar düşman uçağı Su-24’ü düşürerek birkaç saniye içinde, bizim generallerin iki yılda yaptıklarından daha fazlasını yaptılar Ukrayna için”.

Ukrayna Genelkurmay başkanı Seleznyov bu görüşe katılmıyor, çünkü Donbas’daki savaşta rus uçakları yer almadı, bunun için de saldırıya uğramadılar. Radyo “svoboda”da yaptığı konuşmada övünerek, Ukrayna’nın hava savunma sisteminin yeterince güçlü olduğunu, bundan dolayı da Donbas “teröristleri” çatışmalarda uçak kullanmamışlar. Ondan kısa bir süre önce de Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Meclisi sekreteri Turçinov, Ukrayna askerlerinin Türk askerleri gibi “profesyonelce, her uygar ülkenin askerlerinin hareket etmesi gerektiği gibi hareket etmeleri gerektiğini” açıkladı.

Ukrayna ve Türkiye ikili askeri işbirliğini genişletmeyi planlıyor. Yakın tarihte Ankara’da düzenlenen uluslararası konferansta (Turkey Defence Week- 2015) Karadeniz sularını savunmak için Türkiye ve Ukrayna’nın birlikte askeri sanayiyi kurackların açıkladılar. İki ülke tank, uçak motorları, radar, füze vb… üretimi üzerine ikili anlaşma potansiyeli var.

ABD’nin kendi hegemonyasını dayatma stratejisine göre, Yakın Doğu, Kafkaz ve Kara Deniz bölgesindeki Amerikan hükümdarlığı savaşının ağırlığını omuzlama baş rolü Türkiye ve Ukrayna’ya biçilmiş durumda.

 

Kırım Rusya’dan Elektrik Almaya Başladı

Ukrayna’dan ayrılmasından sonra Kırım, kışın ihtiyacı olan 1200 megavatın 800 megavatını Ukrayna’dan ithal etmeyi sürdürdü. İlişkilerin bozulmasına rağmen anlaşmalarının gereği olarak Rusya’nın Ukrayna için doğal gaz, nükleer yakıt ve kömür ihracatı sürdüğünü de hatırlatmamız lazım. Ukrayna ise anlaşma gereği kendi görevini yerine getiriyor ve Kırım’a elektrik ihrac ediyordu. 21 Kasım günü, Ukrayna’dan Kırım’a elektrik taşıyan yüksek gerilim hattının Ukrayna’daki kısmına tatar ve ukraynalı ulusalcılar tarafından bombalı saldırı düzenlendi ve patlatıldı. Saldırganları yakalayıp elektrik akımını yeniden başlatma niyeti olmayan Kiev rejimi tarafından önceden planlanmış bir provokasyon olduğunu gösteren kanıtlar var. Kış mevsimi seçildi, çünkü en çok elektrik kullanımı en çok bu dönemde artıyor. Enerji ambargosunun etkilerini azaltmak için Kırım yönetimi önceden önlemler almıştı. Her biri 22 megavat gücünde elektrik üreten 13 adet Doğalgaz Kombine Çevrim Santrali temin edildi, bunların yakıtı da yarımdada çıkartılan doğalgazdan sağlanıyor. Ayrıca 1500 adet küçük dizel jeneratörleri temin edildi. Dizel ile elde edilen elektrik çok daha pahalı ve ihtiyaçları karşılamak için yetersiz. Bunun için yarımadayı Rusya ile bağlayacak yüksek gerilim hattı inşa ediliyor. Bu hat iki aşamalı inşa ediliyor ve birinci aşaması 20 aralık’ta tamamlanmalıydı ve ondan 400 megavat elektrik geçecekti. Ancak bu birinci aşamanın erken bitirilmesi bekleniyor, ki artık ilk 20 megavat üzerinde akım artık Kırım’a ulaştı ve gücü sonraki günlerde hızla arttırılacak. İkinci aşamada 400 megavat daha sağlayacak yani toplamda 800 megavat sağlanacak ve bu şekilde Kırım’ın elektrik sorunu tamamen çözülecek.

Bültenin PDF hali için TIKLAYIN

www. anti-imperialistfront.org

[email protected] anti-imperialistfront.org



Check Also

A Ten Metre Banner Hoisted For Victory March In Greece

The People’s Front in Greece hoisted a large banner 10 metres long in Propilia Square ...

%d blogcu bunu beğendi: