BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home » Anti-Imperialist Front » Announcement for solidarity with Communist Syriacs of Mezopotamia (EN-TR-GE)

Announcement for solidarity with Communist Syriacs of Mezopotamia (EN-TR-GE)

 

EN

German courts to criminalize flags carrying a yellow star, hammer and sichel.

Activists of the Communist Syriacs of Mezopotamia are prosecuted and charged for carrying a
symbol of communism, blaming that it was very similar to the flag of the revolutionary movment in
Turkey DHKP-C (banned in Germany and listed by imperialist states as USA and within EU)
In this case the flag of the Communist Suryoye which carries symbols of the classical communist
flag, same as the DHKP-C and many other socialist and communist movements in the world, is charged
by German courts, because of similar appearance of another communist flag.
The consequences were police repression, trial and money fines, as well as a ban to

The bigger scandal is that such a decision and persecution not only went through a single court,
but through several instances and that the prosecution openly defends that not the difference of
the flags but the main symbols as yellow star, hammer and sichel on red ground would be the
decisive!

Following this logic, socialist and communist organisations or persons who are used to wear or
carry communist symbols should consider that their flag eventually is not historically affiliated
but eventually affiliated with a flag with this historical context.

Fact is that same as many other legal left, progressive, democratic associations with roots in
Turkey who are in contradiction with the unjust, aggressive state policies in their country and
struggle for the rights of their peoples, the Communist Suryoye and its supporters are targeted by
the authorities in Germany to block their democratic activities and their public campaigns against
the crimes of the AKP-government.

The prosecution and almost scandalous trial towards socialists of the Suryoye community is directed
against all progressive, left and socialist movements who stand up against injustice and oppression
of minorities.

It is striking that proscecution reference is made to the DHKP, DHKC and even Dev-Sol again and again.
This only makes it clear that the German courts are not primiraly concerned with the Syriacs, but rather with DHKP-C.
But of course it is in a sence also a discrimination of the Syriacs minority.
Because Turkey is supressing them.
Why? Because they are orthodox christsians, though not the official state religion-so no Sunni Moslems.
Because they have another language than the official state language turkish.
Because on 1915 the entire property was confiscated by the Ottoaman empire and after that from the Republic of Turkey.
This stolen property was used to create a “turkish burgeosie”.
The genocide against the Armenians, Syriacs etc is still denied today from turkish state.
Thus German courts are ACCOMPLICES in the crimes of Turkey.
With this discrimination German state kills two birds with one stone.
Both enemies of the state of Turkey, DHKP-C and Syriacs minority are being percecuted.
Why? Because with currently more than 7000 German companies based in Turkey, Germany the biggest investor in Turkey.
It is not suprising that Germany is complict with fascism in Turkey!

We support the struggle of the Suryoye to gain justice in this case and call fo solidarity against
injustified criminalization of its members and other progressive movements.

Anti Imperialist Front

TR

ALMAN MAHKEMELERİ SARI YILDIZ, ÇEKİÇ VE ORAK TAŞIYAN BAYRAKLARI SUÇ SAYIYOR.

Mezopotamya Komünist Süryaniler silah taşımakla suçlanıyor ve yargılanıyor.
Komünizmin sembolü de olan ve devrimci hareketin bayrağına çok benzemekle suçlanıyor.

Süryanilerin bayrağı Türkiye’de ve Almanya’da ve emperyalist devletlerin ABD ve AB listesine aldığı DHKP-C’nin bayrağına benziyormuş. Bu durumda, klasik komünistin sembollerini taşıyan Komünist Süryani bayrağı DHKP-C ve dünyadaki birçok sosyalist ve komünist harekette olduğu Alman mahkemeleri tarafından, suç unsuru kabul edildi.
Bu polis baskısı, yargılama ve para cezalarının yanı sıra sokağa çıkma yasağı ile sonuçlandı.

Bundan daha da büyük skandal olan, böyle bir kararın ve zulmün sadece tek bir mahkemeden
değil, bütün makamların ağız birliği yapılması
Savcılığın açıkça itiraf ettiği gibi, burada önemli olan bayraklar arasındaki farklılıklar değil, ortak yönleri: kırmızı zemin üzerinde sarı yıldız, çekiç ve orak gibi ana semboller belirleyici mahkeme kararı için!
Bu mantığa göre, sosyalist ve komünist örgütler ya da giyim kuşam ya da alışmış kişiler, komünist semboller taşımak, bayraklarının nihayetinde tarihsel olarak bağlı olmadığını düşünmeli ama sonunda bu tarihsel bağlamla bir bayrakla ilişkilendirildi.

Gerçek şu ki, kökleri Batı’da olan diğer birçok yasal sol, ilerici, demokratik dernek gibi Ülkelerindeki adaletsiz, saldırgan devlet politikalarıyla çelişen Türkiye ve halklarının hakları için mücadele eden Komünist Süryaniler ve destekçileri hedef alınmaktadır. Almanya’daki yetkililer demokratik faaliyetlerini ve halka yönelik
kampanyalarını engelleyerek, AKP iktidarının suç ortağı oluyor. Süryani topluluğunun sosyalistlerine yönelik kovuşturma ve neredeyse skandal yargılaması, adaletsizliğe ve zulme karşı duran tüm ilerici, sol ve sosyalist hareketlere ve azınlıkları savununlara verilmiş bir karardır.

Dikkat çekici olan şu ki, defalarca DHKP, DHKC ve hatta Dev-Sol’a atıfta bulunulması.
Bu sadece Alman mahkemelerinin ilk etapta Süryani’leri değil, DHKP-C hedef aldığını gösteriyor. Ama elbette bu bir bakıma Süryani azınlığına karşı baskı politikalarıdır. Neden? Çünkü Türkiye devleti onları eziyor. Neden eziyor? Çünkü resmi din olan sünni Müslüman değiller, Ortodoks Hristiyanlar.
Çünkü resmi dil olan Türkçe değil, kendi anadillerini konuşmak istiyorlar.
Ama herşeyden de önemlisi, suçlarını örtbars etmek istiyorlar.
Çünkü 1915’te Süryanilerin tüm mal varlımyanı Osmanlı İmparatorluğu tarafından ve daha sonra Türkiye Cumhuriyeti
tarafından gasp edildi.
Bu yağmalanan mal varlıklarıyla Atatürk “Türk burjuvazisini” yaratmak için kullanıldı. Ermenilere, Süryanilere vs. yapılan soykırım bugün de halen Türkiye devleti tarafından inkâr ediliyor.
Dolayısıyla Alman mahkemeleri, Türkiye’nin SUÇ ORTAĞIDIR.
Alman devleti bu baskılarla bir taşla iki kuş vurmaktadır. Hem Türkiye devletine düşman, olan DHKP-C hem de Süryani azınlığını kriminalize ediyor.
Peki neden?
Çünkü şu anda Türkiye’de 7000’den fazla Alman şirketi bulunuyor. Böylece Almanya, Türkiye’nin en büyük yatırımcısı. Almanya’nın Türkiye’de faşizmin suç ortağı olması bu nedenle şaşırtıcı değil!

Süryanilerin bu davada adaleti sağlamak için yürüttüğü mücadeleyi destekliyor ve desteklemeye çağrıyoruz.

Anti Emperyalist Cephe

GE

Aufruf zur Solidarität mit dem Kommunistischen Suryoye von Mesopotamien

Deutsche Gerichte kriminalisieren Fahnen mit gelbem Stern, Hammer und Sichel.

Aktivisten der kommunistischen Suryoye von Mesopotamien werden strafrechtlich verfolgt und angeklagt, weil sie ein Symbol des Kommunismus trugen, das der Flagge der revolutionären Bewegung in der
Türkei DHKP-C (in Deutschland verboten und von imperialistischen Staaten wie den USA und der EU aufgelistet).

In diesem Fall die Flagge der kommunistischen Suryoye, die Symbole der klassischen Kommunistischen Flagge trägt, wie die DHKP-C und viele andere sozialistische und kommunistische Bewegungen in der Welt, wird von deutschen Gerichten wegen des ähnlichen Aussehens einer anderen kommunistischen Fahne angeklagt.

Die Folgen waren polizeiliche Repressionen, Gerichtsverfahren und Geldstrafen, sowie ein Verbot, die Fahne zu zeigen.

Der größere Skandal ist, dass eine solche Entscheidung und Verfolgung nicht nur durch ein einziges Gericht ging, sondern durch mehrere Instanzen ging und dass die Staatsanwaltschaft offen verteidigt, dass nicht der Unterschied der Flaggen, sondern die Hauptsymbole wie gelber Stern, Hammer und Sichel auf rotem Grund das entscheidend!

Dieser Logik folgend, sollten sozialistische und kommunistische Organisationen oder Personen, die gewohnt sind, kommunistische Symbole zu tragen oder gewohnt sind, sollten bedenken, dass ihre Fahne eventuell nicht historisch angegliedert ist sondern eventuell mit einer Flagge mit diesem historischen Kontext verbunden ist.

Tatsache ist, dass ebenso wie viele andere legale linke, fortschrittliche, demokratische Vereinigungen mit Wurzeln in der Türkei, die im Widerspruch zur ungerechten, aggressiven Staatspolitik in ihrem Land stehen und
für die Rechte ihrer Völker kämpfen, werden
wie die kommunistische Suryoye und ihre Unterstützer von den Behörden in Deutschland ins Visier genommen, um ihre demokratischen Aktivitäten und ihre öffentlichen Kampagnen gegen die Verbrechen der AKP-Regierung zu verhindern.

Die Verfolgung und der fast schon skandalöse Prozess gegen die Sozialisten der Suryoye-Gemeinschaft richtet sich
gegen alle fortschrittlichen, linken und sozialistischen Bewegungen, die sich gegen Ungerechtigkeit und Unterdrückung
von Minderheiten einsetzen.

Auffällig ist, dass in der Anklage immer wieder auf die DHKP, DHKC und sogar Dev-Sol verwiesen wird. Das macht nur deutlich, dass es den deutschen Gerichten nicht in erster Linie um die Suryons geht, sondern um die DHKP-C. Aber natürlich ist das in gewisser Weise auch eine Diskriminierung der Minderheit der Suryoye. Denn die Türkei unterdrückt sie.

Und warum? Weil sie orthodoxe Christen sind, obwohl sie nicht die offizielle Staatsreligion sind – also keine sunnitischen Moslems.
Weil sie eine andere Sprache haben als die offizielle Staatssprache Türkisch.
Weil 1915 der gesamte Besitz vom Osmanische Reich und danach von der Republik Türkei beschlagnahmt wurde.

Dieses gestohlene Eigentum wurde verwendet, um eine “türkische Burgeosie” zu schaffen.
Der Völkermord an den Armeniern, Suryoye usw. wird bis heute vom türkischen Staat geleugnet.

Somit sind deutsche Gerichte ZUSÄTZLICH an den Verbrechen der Türkei beteiligt.
Mit dieser Diskriminierung schlägt der deutsche Staat zwei Fliegen mit einer Klappe.
Beide Feinde des türkischen Staates, die DHKP-C und die Minderheit der Suryoye, werden verfolgt.

Warum eigentlich? Weil Deutschland mit derzeit mehr als 7000 deutschen Unternehmen in der Türkei der größte Investor in der Türkei ist. Es ist nicht verwunderlich, dass Deutschland mit dem Faschismus in der Türkei mitschuldig ist!

Wir unterstützen den Kampf der Suryoye um Gerechtigkeit in diesem Fall und rufen zur Solidarität auf gegen die ungerechtfertigte Kriminalisierung ihrer Mitglieder und anderer fortschrittlicher Bewegungen auf.

Antiimperialistische Front



Check Also

Anti-Imperialist Front TV News programme for the week AEC TV Haberler Programı 2-9/10

Anti-Imperialist Front TV News programme for the week AEC TV Haberler Programı 2-9/10

%d blogcu bunu beğendi: